O kadar insan görür, okur, bir şekilde bakar, duyar; kimse de çıkıp ‘ne yaptığının farkında mısın’ demez. Öyle bir polemiği kimse göze alamaz, kimse o denli umursamaz. Onun yerine, biliyor musun bu bunu yapıyormuş, şu şunu der.
Basittir insanlar, daima kolay yolu seçerler.
Anonymous asked: peki sen düşünüp düşünüp var olabildin mi? şu dünyada düşünenler genelde var olamaz, ne kadar düşünmezsen o kadar var olur ve takdir toplarsın...
işte bende bu şekilde düşünen insanlar hakkında düşünüp duruyorum, nolcak halleri diye tasalanıyorum . Vah benim halime.
organic-mafia asked: sıcak bi havan var içim ısındı sanki ya da huzur veren bir görünüşün bilemedim...
teşekkür ederim, mutlu oldum.
*
Zarardan kar.
*
gözlerini ne kadar açarsan canın o kadar acır.
ne kadar bilirsen o kadar acır.
Bana dokunmayan yılan bin yaşamasaydı, durabilseydik karşılarında, birimizin üzerine bastıklarında karınca gibi kaçışmasaydık, düşünüyorum da kaç kişi ölürdü? Kaç kişi kalırdı onlardan- bizden? İdeolojiler dile tünemeseydi bi’ kuş misali, kanatlarımızı uçmak yerine etrafımızdakileri altına almak için kullansaydık kaç kişi çalardı cüzdanlarımızı, kaç kişi sokakta donarak ölürdü?
Bazen düşünüyorum.
-Belki de adaleti biz yemişizdir.
*
Akıntıya karşı yüzerek
Bir başka iklimde saydamlığı arayan balık
Hiçbir şeye inanmayan el
Ben bugün o dünkü ben değilim
Bana duymayı öğretti rüzgargülleri
Geceleri eritip tersyüz ediyorum sevinçleri
Bir güvercinliği açıp unutuş saçıyorum
Ve çıkıp gidiyorum arka kapısından göğün
Hiçbir şey söylemeden bakışlarımla
Saçlarına karanfil gizleyen
Bir çocuk gibi.
Odisseus Elitis
*
Geldik o malum günlere. hani bahar gelir, günler uzar. sen baharın en mayhoş anını yaşarken birden dünya daha hızlı dönmeye başlar. festivaller olur, hava ısınır sesini unuttuğun insanlar arar hadi buluşalım demek için. sığınaklarından fırlayan karıncalar gibidir herkes-
sonra gerçeklerle yüzleşirsin nitekim sınavlar da bu en tatlı anı bulur.
-telaşlı, mutlu, hızla yazın kucağına düşmeyi beklersin.
MUHTELIF
Düşündüm de çok muht-elif’im!
